24 Mayıs 2012 Perşembe

Namuslu Tecavüzcü

Tecavüzün normalleştirildiği, eskiden yadırgadığımız; hiç bir kültüre,
dine, insanlığın hiçbir değerine uymayan her şeyi sadece vah vah tüh
tühle karşılayacak kadar duyarsız hale geldik.

Tecavüz haberlerinin alıp başını yürüdüğü bu zamanda 'mini etek
giymesinler, dekolte giyinirsen tecavüzü hak edersin' diyen
-üniversitede hoca olarak anılan, benim nezdimde uçkur düşkünü kendini
bilmez - adamların ortaya çıktığı bir ülkede yaşıyoruz ki cahil diye
addettiğimiz insanların çoğu zaman daha insani tepkiler verdiğini
görüyoruz.

Bunlar bir yana yazıyı yazmama sebep olan üniversite öğrencisi arkadaş
bana bir kez daha eşekliğin baki kaldığını tekrar hatırlattığı için
teşekkür edeyim buradan.

Sorsan çok ulvi amaçları olan bu arkadaşa insanın yaptıklarının
sorumluluğunu almak öğretilmemiş ama suçu başkasına atma yöntemleri
mükemmel derecede öğretilmiş. Bu nasıl oluyor birlikte bakalım.

Tecavüzü meşrulaştıran bakış açısı bugün gözle görülür şekilde
artıyor. Peki bu yeni oluşan bir durum mu?

Kızının bir çocukka arkadaşlık ettiğini duyduğunda kızını döven, eve
kapatan baba; oğlunun bir kızla ilişkisi olduğunu duyduğunda 'hey
yavrum benim, yakışır oğluma!' diyor bu ülkede sonrada bu tecavüzcüler
nereden çıkıyor deniliyor. Problem varsa 'kızına sahip çıksaydın'
kalıbını görüyoruz erkek çocuk babalarında.


Bu durumun en ilginç getirisi namuslu tecavüzcüler. Hani kıza sahip
çıkılır, başkasının kızının başına bir şey gelirse sahip çıkmadığından
ya, işte gidip başkasının kızına tecavüz eden arkadaş anasına
bacısına sövüldüğünde aslan kesiliyor. Bu durum dünyanın en ilginç
durumlarından birisidir.

İşte bu sebepten okuduğunuz her tecavüz haberinden hepimiz sorumluyuz.
Erkek çocukların yaptığı her şeyi meşrulaştırmaya devam ettiğimiz
müddetçe hepimiz sorumluyuz sudan sebepten cinayet işleyen çocuğun
suçundan.

Biraz yöntemleri değiştirmeye, erkeğin her şeyi yapma hakkının
olmadığını çocuklara anlatmaya ihtiyacımız var.

Necip Fazıl'ın Reis Bey isimli tiyatro eserinde mükemmel bir tiradla
yazımızı sonlandıralım artık; "Ben diyorum ki herkes ben suçluyum
herkes suçsuz levhasını baş ucuna asmalı..."

Evet masum değiliz hiç birimiz. Suçluyuz hepimiz... Suç işlenilen
ortamında ürünüdür biraz. Buny unutmadan suçlayalım, bunu unutmadan
aklayalım kendimizi, göz ardı etmeyelim değiştirebileceklerimizi

--
Saygılarımla...
Abdullah ÖZCAN

iletişim
Tel :
Eposta : posta@abdullahozcan.com.tr

22 Mayıs 2012 Salı

Sistem Düşmanı

Memlekette sistem düşmanı olmak, kendini ve haddini bilmez, kişilerin
iki dudağının arasında.

Hak etmeyen kişilere verilen; rütbe, makam, yetki, bildiğin terör
aracına dönüşüyor. Hak koruyacağız diye ortaya çıkmış bir kurum ki
-kimi kimden koruyor orası da bir komedi - ismi lazım değil kısaltması
MÜYAP, sanatçı haklarını koruyoruz diye bizzat kendileri tarafından
internete yüklenmiş bir videoyu sitesinde embed kodla yayınlayan bir
siteyi kapattırıyor. Bu sorun değil birde, nazik tabirle barbarca,
amiyane tabirle hıyarca bir tavır sergiliyor.

Koruduğunu iddia ettiğin sanatçılar parayı kimden kazanıyor? Sen bu
sanatçıları kimden koruyorsun?

MÜYAP gün gelir, senin var olma sebebin olan sanatçıları var eden bu
insanlar, seni öttürürler haberin olsun.

Yayınlanmasını istemiyorsan internette, sen yüklemeyeceksin. Yok ben
yüklerim diyorsan oturup telif ihlalinden bahsetmeyeceksin. Bu haliyle
en kral telif ihlalini sen yapıyorsun zaten.

Buradan bakınca hak koruyan bir kurumdan çok hak ihlal eden bir kurum
gibi görünüyorsun, kendine bir çeki düzen ver.

Ayıp denilen bir şey var en azından lügatta. Açta nedir ne değildir bir oku.

Saygılarımla...

--
Saygılarımla...
Abdullah ÖZCAN

iletişim
Tel :
Eposta : posta@abdullahozcan.com.tr
Related Posts with Thumbnails