12 Aralık 2009 Cumartesi

Pkk - DTP - Demokrasi



Bugün dtp'nin kapatıldığını öğrendik hepimiz. Dinlerken demokrasinin büyük yara aldığından tutunda demokrasinin böyle kurtulduğuna dair sürüsüyle fikir dinledim. Bu süreçte DTP'nin yaptıklarını göz ününe getirdikçe, parti başkanlarının veya üyelerinin söylemlerini düşündükçe bana da mantıklı geliyor.

Olaya şöyle bakınca mantıksız geliyor; DTP'nin hiçbir örgütle ilgisi olmadığını düşünelim ve PKK'nın yaptığı eylemleri en az diğer partiler kadar kınasa ve siyasi iradeleriyle hareket etmeleri gereken yerde kendilerini değilde yakalanmış ve devlet tarafından suçu sabit görülmüş bir terör örgütü liderini muhatap göstermese kendi üstüne düşen siyaseti yapsa bugün kapatılmalı mıydı? HAYIR derdim!

Ahmet ALTAN'ın yazısını okurken bazı noktalara takıldım ve demokrasiden bahsedenlerin bugün en anti demokratik tavrı nasıl savunduğunu gördüm. Alıntılarla anlatacağım demek istediğimi.
Bir örgüt, kendi halkına böyle bir kalleşliği nasıl yapar? 
Bir örgüt! Kendi halkı! Hani Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşıydınız! Yahu bir terör örgütünü bir halka mal ediyorsanız ve yaptıklarını o halkın bekası için yaptığını iddia ediyorsanız öncelikle istediğiniz demokrasiye siz ihanet etmiş olmuyor musunuz ?
Bana fevkalade “kalleşçe ve alçakça” gözüken Tokat eyleminin Kürt halkının özgürlüğüne, mutluluğuna, huzuruna bir katkısı olup olmayacağına, PKK’nın varlığının ve eylemlerinin bundan böyle Kürt halkının çıkarına olup olmayacağına karar verecek olan Kürt halkıdır. 
Bundan önceki eylemleri yarar mı arzediyordu ? Tokat eyleminden önceki baskınlar veya eylemler "kalleşçe ve alçakça" değil miydi? Yani bir terör örgütünün eylemlerinden bahsederken sadece birisinin kalleşçe gelmesi garip gelmiyor mu? Gelmiyorsa terörü meşrulaştırmak ne kadar doğru? Bunu da bıraktım terörü meşrulaştıranlar nasıl utanmadan demokrasiden söz ediyor. Demokrasiye yürüyen yol bu bakış açısıyla terörden geçiyor o zaman öyle mi ? Peki bu demokrasiye ihanet değil mi ?
PKK, bu eylemiyle kendisini artık “bir asayiş” sorunu haline getirip barış denkleminden çıktı, bundan sonra hükümetin PKK’yı da Apo’yu da unutup Kürt halkının eşitliği ve huzuru için adımlar atması gerekiyor. 
Benim bu sözden anladığım bu güne kadar bir asayiş sorunu değildir, bugün asayiş sorunu olmuştur. Yani bundan önceki eylemleri yaparken demokratik hakları için savaşan gerillalar olarak gördüğünü anlıyorum ki bu cümleden başka mana çıkmaz.
Bu açılımı yetersiz mi buluyorsun, eksik mi buluyorsun, art niyetli mi buluyorsun, Kürt politikacılar çıkar eksiklikleri, yetersizlikleri söyler, art niyetli gördüğü gelişmeleri ortaya koyar ve açılımın doğru yolda ilerlemesine yardımcı olurdu.
Bu noktaya geldiğimizde; Senin politikacın mı var mecliste ? Aaa evet var. Buna rağmen hala bir terör örgütünden nasıl medet umuyorsun ve hala bu durumdayken nasıl " ben demokrasi için çalışıyorum" diyebiliyorsun?

Alıntı yaptığım yazının tüm metnini aşağıda vereceğim linkten okuyabilirsiniz. Buraya aldığım alıntılardan sonra kendi fikrimi izah edeyim isterseniz.

Madem amaç daha demokratik daha eşit bir Türkiye'ydi bunun terörle sağlanacağına yıllarca inananlar yine bugün milletin meclisinde en demokratik şekilde seçilerek geldiği demokratik ortamda "Tabanımız bizim dağa çıkmamızı istiyor" diye demeçler vererek demokrasiyi aradığını söyleyenler değil miydi ?

Sürekli askerin insan öldürmesi makul karşılanmamalı insan insandır. Asker anasının acısı acı da terörist anasının acısı acı değil mi ? diye bu süreçte askerimizin insanlık suçu islediğini söyleyenler, yine her sıkıştıklarında silahla demokrasi sağlayacağına inanan bir terör örgütü liderini çözümün adresi olarak göstermediler mi ? pkk onca insanı öldürürken insanlık suçu işlemiyor muydu? derdiniz insanlık suçuysa ve bunun değişmesiyse bunu insanlık suçu işleyerek mi düzeltecektiniz?

Bugün geldiğimiz noktada DTP'nin kapatılması doğrudur diyorum çünkü derdi demokrasi olanlar çareyi silahta aramayanlardır, derdi demokrasi olanlar bir devletin demokrasiyi simgeleyen kurumunda milletinvekili olarak yer alırken demokrasiyi dağda aramayanlardır.

Demokrasi ne oldu diyeceksiniz merak etmeyin bir şey olmadı. Hala milletvekili olarak ordalar demokrasiyi dağda teröristin silahında arayanlar ve hala hergün çıkıp daha demokratik bir ortam için çalışıyoruz demeye devam edecekler. O zaman bu ülkede hakikaten demokrasi var demektir hemde fazlasıyla.

Saygılarımla...

Alıntılar : http://taraf.com.tr/makale/8980.htm

3 yorum:

Cihad Sevim dedi ki...

abi iyi-hos diyorsun da günümüz uluslarasi siyasi arenasinda isler silahla degil siyasetle yürürken, bu parti kapatmayla örgüte "birak siyasi yapilanmayi, daglara geri dön" mesaji verilmis oldu.

eger sen kendi halkindan eminsen birak adam kendine istedigi kadar taban olusturmaya calissin. 21 sandalyeden ne kadar fazlasini alabilir ki?

yani demem o ki dtp'yi kapatmak hukuk acisindan mantikli olsa da siyaset acisindan tarihi bir hataydi. uzun vadede büyük sorunlara yol acacak. kisa vadede de olaylar basladi hal-i hazirda.

saygilar;
cihad

asilzade dedi ki...

mevzu taban oluşturmak değil ki cihadım :) Eğer siyasi iradeyi temsil eden millet vekilleri teröristlerin eylemleriyle meclisi kendi istedikleri yöne yönlendirmeye çalışıyorsa ki DTP bunu yapıyordu orada siyasi irade veya 21 koltuk meselesi kalmamıştır burada terör örgütünün eylemleriyle tehdit edilen bir siyasi irade var demektir ki bu da siyasi açıdan da hukuk açısından da yanlıştır :)

Profösör dedi ki...

Doğu bölgesinde iki anlyış var. Birincisi; islam terbiyesi almış ve kürtçü olmayan, kendisini Türkiye vctandaşı olarak kabul eden kürtler . İkincisi; Marksist ve islam dışı anlayışa, hatta ateizme varan kafayapısında olup, kendini Türkiye vatandaşı kabul etmek istemeyen ve bölünnmeden yana olan bölücü kürtler. Durumu iyi değerlendirmek germektedir. (Ayrıca yazınız için teşekkür ederiz. Fazlasıyla istifade ettik.)

Related Posts with Thumbnails