11 Temmuz 2008 Cuma

Yeşilçam - Eski Filmler


ALINTI[merhamet filmi]
-Babana kızma o beni layık görmemişti, oğluda layık görmüyor şimdi, üzülme gocunma sakın.

-Ne yapıyorsun anne?

-Go beni döneyim köyüme oğlum köylü ayşe, şeherli lale olamayacak.

-Beni affet anne senin için istiyorum herşeyi

-oğlum benim...


Eski filmleri izlerken fark ettiklerimi yazmak istedim. İlk önce şunu söylemek lazım eskiden çok daha duyarlı bir toplummuşuz. Bunu bir emrah filmi izlerken aynı filme yapılan yorumları okurken anladım. Keza eğitimsiz bir topluma film aracılığıyla bir ana fikir vermeye çalışmanın ise istenilmeyen sonuçlara gebe olduğunu fark ettim.

Evet eskiden çok daha duyarlıydık çünkü Emrah'ın acısını ekran karşısında paylaşıyorduk. En azından anlamaya çalışıyorduk. Kötü birşey mi bu? bir açıdan öyle diğer bir açıdan değil. Bir film ortaya çıkarken senaristin aktarmak istediği ana fikiri destekleyen olaylar yaratır. Bunlara filmin dramatik yapısı deniliyor. Dramatik yapıya kendimiz kaptırmamızın bir sonucu olarak duyarsızlaşma oluyor ki bu kötü olan kısım. İyi olan kısım ise bu dramatik yapıya kendini kaptırmadan ana fikiri anlamaya, özümsemeye çalışmak.

Dramatik yapıya kendini kaptıran herkes Emrah ve ailesiyle o acıyı yaşıyor bizzat ağlıyorduk. Bu o zamanın duyarlılığına bir kanıttır. Bunun yanında bu olaylar artık bizim için olağan bir hal alıyor aynı olay yaşandığında şaşkınlık değil yavaş yavaş bilmişliğin verdiği duyarsızlıkla hareket etmeye başlıyoruz. Bu olayın kötü tarafı farkında olmadan vermek istediğimiz ana fikir "x olayı kötü bir olaydır !" kötü olay olmaktan çıkıyor günlük hayatta yaşanan bir süreçmiş gibi gelmeye başlıyor insanlara.

Günümüzde kendi apartmanında tanışmadığı komşuları olan hatta hiç kimseyle görüşmeyen ve o apartmanda 5 yılını geçiren insanlar mevcut ki 5 yıl gayet uzun bir zaman insanların birbiri ile iletişim kurması için. Bunun nedeni eski duyarlılığımızı yitirmemiz ve o duyarlı insanlarla dalga geçmeye başlamamız. İşte bu insanlar Emrah filminde ağlayan insanlardı. "ulen eskiler neler çekmiş yahu şu filme baksana" hayır eskiler hallerinden gayet memnundu çünkü kültür bizim kültürümüz yaşanan olay ise üzücü bir olaydı.

Bugün yeşilçam bitti bu tarzda filmler çekilmiyor zaten zamanın gereği çekilmemeside gerekiyor daha iyi anlatımlarla daha güzel filmler izliyoruz artık. Önemli nokta şurası biz eskisi kadar duyarlı mıyız? Hayır değiliz, filmleri bahsettiğim gibi fazla dramatik yapıya kaptırmadan izliyoruz sadece izliyoruz çıkıyoruz ve bitiyor. Ancak benim bahsettiğim ikinci kısmı yapmıyoruz. Filmlerin bize anlatmak istediği asıl konuyu, ana fikiri anlamaya çalışmıyoruz.

İzlediğimiz Filmlerden hayata dair nasıl çıkarımlar yapabileceğimizin bir farkına varsak, herhalde filmleri çok daha dikkatli izlerdik sonuçta bir senaristin bir olaya bakış açısını bir yönetmenin yorumlamasıyla izliyoruz, bir oyuncuda ana karaktere can veriyor, 3 farklı kişinin hayata dair gözlemleri bir arada :) bence çok harika bir malzeme.

Bugün kültürel işgal altında bir millet olarak, Hollywood yapımı dendimi çoğumuz için akan sular duruyor. Halbuki bir Nuri Bilge CEYLAN imzalı film benim için çok daha değerli çünkü benim kültürüm. Ben bu kültürün çocuğuyum, ben bu kültürün parçasıyım bu kültür olmazsa muhtemelen bende yokum demektir.

Kültürler yaşayan varlıklardır zaten başka kültürlerle alışveriş halindedir ama dünya'da olay biraz değişti kültür empozesi başladı kültürler alışveriş içinde olmalı ama zorla birşeyler kültürün içerisine sokulmamalı bence.

Bu yüzden bir Emrah filmini orada yaşanılan olayı ve anlatılmak istenen ana fikri anlamaya çalışarak izleyin. Emrah'ın sıkıntısına ortak olun, birde böyle izlemeyi deneyin. Sonra tekrar dalga geçin ama bu dediğimi denediğinizde senaristlerin yeterli olmadığı, çok iç açıcı senaryoların yazılmadığı, nadiren iyi bir yönetmen çalışması gördüğümüz yeşilçam filmlerinin tadını daha fazla anlayacaksınız diye düşünüyorum.

Saygılarımla...

1 Temmuz 2008 Salı

Batman - Şirinler Ve Diğerleri


Şaşkınım yahu şaşkınım, eskiden saf bildiğimiz ne varsa bok atmışlar, batman robin gelene kadar delikanlıymışta robin gelince bi yumuşaklaşmış, ne bileyim şirinler komünistmiş, tenten nazi casusuymuşta, red-kit ırkçıymış :). millet nelerle uğraşır hale gelmiş.

Bırak yahu batman gaymiş. Ulen o kadar hukukumuz vardır batmanle ne bileyim robinin hiç "hey bruce sen içeri geç ben üstüme rahat birşeyler giyip geliyorum" dediğini görmedim. Ayrıca batman delikanlı adamdı, öyle kıvırtmaz mahalle kahvesine girdimi herkes bir çeki düzen verirdi kendine. Kahvehane'de kumar oynatılmasına izin vermez bırak gay'liği el şakalarından bile hoşlanmazdı. Hey gidi günler hey. Kafası kızdımı uçarak gelir kahveyi dağıtır giderdi. Bu adam mı gay şimdi. Robin'i bilemeyeceğim sevmedim hiç zaten babasınıda sevmezdim :).

Hadi onu bıraktım şirinler koministmiş. Abi bana ne kişisel fikirleri beni ilgilendirmez seviyorum ben bu küçük yaratıkları, eğlenceli bir hayatları vardı. Ama şunu söylemem lazım şirine büyüdükçe güzelleşmiş serpilmiş bu kıza kominist diyenler utansın :), güçlü şirinin yerinde olsaydım gider şirin babadan Allah'ın emri peygamberin kavliyle isterdim. Ama kanımca bana vermezdi. Sonuçta bir usta şirin gerçeği var elinde bir zanaat'ı elinin altında bir dükkanı var şirinin :D bence o daha şanslı, şirin baba ne iş yaparsın dediğinde kas yaparım mı diyeceğim :D olmaz. Bak sadece bir şirine mevzusundan bile kominist olmadıkları çıkartılabilir.

Tenten nazi casusuymuş arkadaşlar, kapaklı dergilerin içerisinde evlerimize girip gerekli bilgileri gizli kodlama ile dolapta bulunan telggraf düzeneğiyle almanlara yolluyormuş, valla az önce sağlam kaynaklardan aldım bilgiyi. Ey gidi tenten bende seni adam bilirdim pis casus! :)

Kara mizah bir kenara düşündüğüm şeyler arasında bu da vardı hep bir topluma bir fikri empoze etmeye çocuklaradn başları, buna en güzel hizmet edecek şey ise çizgi filmler diye. Bazıları abartılmış iddialar olsada aralarında doğruluk payı olanlar var diye düşünüyorum. Sonuçta bu dünya üzerinde hiçbir millet babasının hayrına yapmıyor bir şeyleri. Propaganda dünyasında yaşıyoruz öyle ya da böyle.

Saygılarımla...
Related Posts with Thumbnails